SIRBİSTAN; Belgrad

Belgrad tarih boyunca 192 kez savaş görmüş bir şehir. Zaten kente adım atar atmaz bunu hissediyorsunuz.

Oğlum Batuhan geçen yıl arkadaşlarıyla birkaç günlüğüne Belgrad’a gitmişti, Türkiye’ye yakın olması nedeniyle uygun uçak bileti temin edilebilmesi, Türklerden vize istememesi , uygun konaklama ve yeme-içme olanakları nedeniyle tercih edilen bir ülke (şehir, başkent).Kız kardeşim ve eşi hep beraber birkaç günlüğüne gidelim teklifinde bulununca, uygun uçak bileti aramaya başladık, THY’nin bilet fiyatları Pegasus Hava Yollarına göre biraz daha pahalıydı, kendim, eşim ve oğlum için Pegasus’dan, seyahatimizden 2 ay önce İş Bankası Maximiles puanlarımızı kullanarak uçak biletlerimizi aldık. Ama burada yaşadığım ve rahatsız olduğum bir durumu anlatmak istiyorum, Pegasus Hava Yolları (her ne kadar nakit para vermediysek de) bize kişi başı 850 tl ye bu biletleri sattı, yolculuğumuza bir hafta kala, erken satın alarak avantaj elde edip etmediğimizi merak ettiğimden Pegasus’un sitesine girdiğimde, aynı tarihler için 490 tl ye bilet bulunduğunu gördüm, bu durumu Pegasus’a birkaç kez şikayet edip paramın iadesini istediysem de, bir sonuç elde edemedim. O zaman neymiş; “Erken bilet almak, her zaman avantaj elde etmeye yaramıyormuş, eğer uçağı dolduramazlarsa, bilet fiyatını daha da aşağıya çekebiliyorlarmış”.

Bu arada İstanbul-Belgrad arası uçak ile 1 saat 20 dakika sürüyor.

Önce Sırbistan ve Belgrad ile ilgili birkaç kısa bilgi paylaşayım, Tito’nun ölümünün ardından, siyasi, etnik ve ekonomik nedenler ile bölünen Yugoslavya bugün küçük bir-kaç ülkeye ayrılmış durumda, (Makedonya, Hırvatistan, Bosna Hersek, Karadağ, Slovenya, Sirbistan).

İşin kötü kısmı bu bölünme medeni gerçekleşmedi, ırkçılığın yükselmesi ve milliyetçi partilerin seçim kazanması nedeniyle,  ülke bir iç savaşa sürüklendi, Faşist lider Miloseviç özellikle Bosna Hersek’te binlerce Müslüman’a soykırım vahşeti yaşattı, ardından uluslar arası mahkemede yargılandığı süreçte, hücresinde ölü bulundu. Yaşanan acılar ise insanlık tarihi için bir utanç vesikası olarak zihinlerde yer aldı.

image001

 

Belgrad’da Nerede Kalınır;

Yurt dışında ilk kez, Batuhan’ın (oğlum) teşvikiyle airbnb kanalıyla ev kiraladık, Batuhan arkadaşlarıyla gittiğinde kiraladığı evi konumu ve temizliği ile beğendiğinden aynı yeri tekrar internet üzerinden kiraladı, en fazla 6 kişinin kalabileceği iki yatak odalı bu ev için iki geceliğine 480 tl ödedik ve yurt dışında ev kiralamanın da akıllı ve konforlu bir şey olduğunu öğrenmiş olduk. Kesinlikle tavsiye ederim; Sempatik ev sahibinin adı Miljan, Adres; Kneginje Zorke 53 Njegoseva, Beograd, Serbia-Belgrade-Vracar 11000, Sirbistan. AİRBN kanalıyla iletişime geçebilirsiniz. (Ev içerisinde saç kurutma makinesinden, ütüye, elektrik süpürgesinden, bulaşık-çamaşır makinesine, buzdolabına kadar her şey vardı).

image003

Kaldığımız evin balkonundan Sava Katedrali

Belgrad Havalimanından Şehre Nasıl Gidilir;

Evini kiraladığımız kişi, seyahatimize birkaç gün kala, isterseniz havalimanından eve sizi ben transfer edebilirim diye bir mesaj attı, taksiye bindiğimizde 15 euro vereceğimizi, kendisinin de aynı ücreti istediğini de mesajına eklemişti, bilgi olması nedeniyle havalimanı-şehir merkezi arasında toplu taşım aracı bulunduğunu da söyleyeyim (otobüs).

Belgrad yazının başında dile getirdiğim gibi defalarca savaş yaşamış bir şehir, komünizmin etkisini hemen hissedeceğiniz, oldukça dökük (ekonomik nedenlerle), bakımsız bir başkent, daha önce gördüğüm ülkeler, şehirler, başkentler içerisinde hiç bu kadar kötü olan bir şehir ile karşılaşmadım diyebilirim.

Belgrad Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği noktada çok verimli coğrafya da, orman içerisine kurulmuş bir kent, yüzlerce yıl Osmanlı toprağı olan şehirde her yerde bize ait izlere rastlayacaksınız. Bizim dilimizde bulunan bir çok kelimeyi aynı şekilde onlar da kullanıyorlar, Yastık, Bostan, Yoğurt, Börek, Köfte, Lokum bunlardan bazıları, şehirde  Dörtyol, Kalemegdan gibi semt isimleri bulunuyor.

Belgrad’a Ne Zaman Gidilir;

Belgrad kışları oldukça sert geçen, karasal iklimin hüküm sürdüğü bir kent olduğundan, seyahatinizi yaz aylarına getirmenizi tavsiye ederim.

image005

Nato Bombardımanıyla Hasar Gören Binalar O günkü Hali ile Hala Duruyor.

 

Belgrad’da Ne Yapılır;

Kalemegdan;

Adından da anlaşılabileceği gibi, kalenin bulunduğu meydan, Sava ve Tuna nehirlerini ve şehrin bir kısmını görebileceğiniz yüksek bir konuma sahip, yemyeşil bir park içerisinde güzel vakit geçirebileceğiniz, hediyelik bir şeyler alabileceğiniz, kalenin içerisinde bulunan (ve harika manzara sunan) kafeteryasında bir şeyler içip sohbet edebileceğiniz bir yer. (Bu arada kafeteryanın alt katında bir restaurant da mevcut).

image007

Kalemegdan Büyük Bakımlı Bir Park Olarak Düzenlenmiş

 

Kalemegdan içerisinde Belgrad fatihi Damat Ali Paşa’nın türbesi de bulunuyor, Paşa ya ait konak ise günümüzde restaurant ve cafe olarak hizmet veriyor. Eğer bir şeyler içecekseniz iki nehrin birleştiği noktayı ve kenti daha güzel seyredebileceğiniz bir üst paragrafta tavsiye ettiğim kafeteryayı öneriyorum. Burçların üzerinde yer alan bu kafeterya da otururken bir Türk çift ile karşılaştık, Belgrad’ı nasıl bulduğumuzu sorduklarında vasat olduğunu düşündüğümüzü söyledik, onlar ise, İstanbul’da yeşile, ormana hasret yaşadıklarını sırf bu yüzden Belgrad’ı çok beğendiklerini söylediler, haklıydılar, insanların bakış açısı ne kadar farklı değil mi?

image009

Kale ziyaretçilerine Tuna ve Sava Nehirleriyle İle Birlikte Harika Bir Manzara Sunuyor.

 

Knez Mihailova;

Bu cadde tıpkı İstanbul Beyoğlu’nda ki İstiklal Caddesine benziyor, trafiğe kapalı, mağazalar, kafeler, restaurantlar hizmet veriyor, yolunuz mutlaka düşecektir, şehrin en keyifli yerlerinden birisi diyebilirim, caddenin bir ucu Kalemegdan’a çıkıyor.

image011

Knez Mihaliova Caddesi Günün Her Saatinde Hareketli

 

Skadarlija;

Skadarlija 9.yüzyıldan kalma, yeme-içme mekanlarının bulunduğu bir sokak, bana göre Belgrad’ta ki en keyifli yer burası, bir akşam üzeri gidin dolaşın, bir şeyler yiyip-için derim. Canlı müzik yapılan bir sürü mekanın bulunduğu sokak trafiğe kapalı, seveceksiniz, eğleneceksiniz.

image013

Cadde Boyunca Onlarca Şık Restaurant ve Cafe Hizmet Veriyor

 

Betonhala;

Nehir kenarında, yeme içme mekanlarının ve gezi teknelerine ait iskelenin de bulunduğu bölge, havanın güzel olduğu bir akşam üzeri çok hareketli olduğunu söyleyebilirim, (söyleyebilirim diyorum) çünkü bizim gittiğimiz akşam üzeri sert, rüzgarlı bir hava vardı ve kısmen sakindi.

image015

Beton Hara Şık Restaurantlara ve Tuna Nehrinin Güzel Manzarasına Ev Sahipliği Yapıyor

 

Sava Kilisesi;

İkinci Dünya Savaşında bombalanan ve Yugoslavya zamanın da, tamiratına izin verilmeyen katedral günümüzde Ortodoks kilisesi olarak hizmet veriyor. Terazije Meydanın da bulunuyor.

 

Nicola Tesla Müzesi;

Tesla Sırpların gurur duydukları bir bilim insanı, (Sırp ama Hırvatistan’da doğmuş biri) elektriğin kablo olmadan taşınabileceğini bulan insan, küçük bir müzesi bulunuyor, Batuhan biz gezdik, içerisinde neredeyse hiçbir şey yok diyince, girmekten vazgeçtik, müze Türk Büyükelçiliğinin çok yakınında. Zaten şehrin havalimanının adı da Nicola Tesla Airport!

image017

Nicola Tesla Müzesi

 

Belgrad’a Kaç Gün Gidilmeli;

Açıkcası, yeme içme dışında, 2 günden fazlasının sıkıcı olduğunu düşünüyorum, biz vakit darlığı nedeniyle gidemedik ama Batuhan arkadaşlarıyla treni kullanarak, bir günlüğüne 2 saat mesafede bulunan Novi sad şehrinin Belgrad’a göre daha güzel olduğunu söyledi. En az üç günlük veya daha fazla bir seyahat programınız varsa bir gününü Novisad’a ayırın derim. (Bilginiz olsun diye aktarıyorum).

Belgrad’ta Eğlence;

Akşam yemeklerinden sonra birkaç kadeh içki içip sohbet etmek için bir yerlere uğrayıp, bir şeyler içtik, mekanlar son derece kaliteli, fiyatlar ise ucuz, düzgün bir pub da, bir kadeh içkinin 7-8 tl olduğunu söyleyeyim. (2 euro) Rakija dedikleri (Sırp Rakısı herhalde) milli içkilerini mutlaka deneyin, alkol oranı yüksek sek olarak servis ediliyor, yemek öncesi aperatif olarak içtiklerini gördüm, değişik çeşitleri bulunuyor.

Belgrad’ta Tuna nehri kıyısında onlarca mekan bulunuyor, özellikle yazın Cuma ve Cumartesi geceleri Avrupa’dan insanların eğlence için geldiğini öğrendim, bizim görme şansımız olmadı, (çünkü seyahatimiz Pazartesi-Salı-Çarşamba günlerine denk geldi, niye derseniz uçak bileti daha ucuzdu)  program yaparken bunu da göz önüne alın derim!

Belgrad’da Ne Yenilir;

İşte şehirde yapmaktan keyif alacağınız en güzel şey bu, gözlemlediğim kadarıyla Sırbistan ekonomik açıdan bizden çok geride, para birimleri (dinar) tl’dan daha değersiz 2017 Mayıs ayında 1 tl 30 dinardı) paramızın kıymetli olması rahatlıkla yiyip-içmenize ve keyif yapmanıza (yapabilmenize yol açıyor).

Osmanlı etkisi nedeniyle, mutfağımız birbirine çok yakın, hatta aynı, Cevapcici dedikleri köfte, bizde ki İnegöl köftenin aynısı, dana eti ile yapılıyor çok lezzetli tavsiye ederim, Pljeskavica büyük hamburger  köftesine benziyor, şehrin her yanında değişik soslar ile sunuyorlar yerli halkın günün her saatinde ilgi gösterdiği bir yemek. Sarma, Börek, Dolma, Lokum gibi bize ait birçok lezzeti bulmak mümkün, peki biz ne yedik.

İlk gün eve valizleri bıraktıktan sonra, Skadarlija caddesine gittik, kaldığımız eve yürüyerek 20-25 dakika mesafedeydi, Skadarlija yukarıda da bahsettiğim gibi hem turistlere hem de yerli halka hizmet veren canlı müzik yapılan çok şık restaurantların bulunduğu bir yer.

DVAJELENA; Skadarlija caddesi üzerinde bulunuyor, 1832 yılından beri hizmet veren tarihi bir restaurant, yemekleri lezzetli, garsonlar saygılı ve ilgili, fiyat ise oldukça iyi, şöyle ki, dört kişi ana yemek, salata ve içki dahil 50 euro civarında bir para ödedik.

image019

 

BOUTIQUE;  İkinci gün öğle yemeği için tercih ettik, Knez Mihailova caddesi üzerinde iki şubesi bulunuyor, cadde popüler olduğundan hem insanları seyrediyor, hem canlı müzik yapanları dinliyor, hem de bir şeyler yiyip-içiyorsunuz, burada bira içtik, biftek tortilla yedik, hem sunum hem lezzet harikaydı, fiyat ise Belgrad genelinde olduğu gibi bu mekanda da uygundu. Dört kişi için, 25 euro!!! civarında bir para ödedik.

 

TORO; Kalemegdan’ın altında nehir kenarında, Betonhala denilen alanda bulunan bir Meksika restaurantı, ucuz yerleri sevmeyen, hesap ne kadar kabarıksa o kadar mutlu olan sevgili dostumun yoğun ısrarı ile (o kendini bilir, isim vermeyeyim) gittik, Belgrad’ta ki en iyi mekanlardan birisi olduğunu evini kiraladığımız arkadaşta söyledi. Meksika Restaurantı olarak hizmet veriyor, hava güzel ise, bahçesinde oturup harika manzaranın tadını da çıkarıp, keyfinizin artmasını sağlayabilirsiniz, Toro hem lezzet, hem ambians, hem de konum (nehir kenarında olması nedeniyle) olarak mükemmel bir mekan, kız kardeşim Seçil hayatımda yediğim en güzel Taco’yu burada yedim dedi, ben de Steak’leri  ve tatlıları için aynı şeyi söyleyebilirim. Mekan lezzetleri ile damağınıza, dekorasyonu ve yemeklerinin sunumu ile de gözlerinize ziyafet çekiyor, kullandıkları malzemenin kaliteli, sunumlarının ise özgün olduğunu söylemek istiyorum. Fiyata gelince, iki şişe şarap, bir kiloya yakın bir steak, salata, iki taco, iki tatlı için 110 euro hesap ödedik, düşük gelirli birisi veya Belgrad için fazla olduğu düşünülebilir, ama fiyat-kalite oranı karşılaştırıldığın da verdiğiniz paranın karşılığını fazlasıyla alacağınızı söyleyebilirim. Belgrad’ta ki bir akşam yemeği için kesinlikle Toro diyorum, bazı günler için rezervasyon gerekebilir, (internette kendi sayfaları var, internette sadece Toro için Belgrad’a gidilebilir diyen yorumlara rastladım. Bu arada tavsiyesi için sevgili dostuma teşekkür ediyorum)

image021

Toro Hem Sunum, Hem Manzara, Hem de Lezzeti ile Belgrad’ın En Kaliteli Mekanlarından Birisi

 

Belgrad’la ilgili son olarak şunları söyleyebilirim; Avrupa ile kıyaslanamayacak durumda bir şehir, dökük, bakımsız, buna sebep olan tek şey ekonomi değil, yaşadığı savaşlarda diyebiliriz, güvenlik sorunu yok, kız arkadaşınızla, eşinizle gece yarısı yürüyerek otelinize, evinize dönebilirsiniz, hiçbir tatsızlık yaşamadık, görmedik, duymadık, taksi son derece ucuz, en uzun mesafe için şehir içinde ödeyeceğiniz tutar 10 euro’yu geçmez, (turist olduğunu hissettiklerinde kazık atabiliyorlarmış, bize denk gelmedi) toplu taşıma yaygın şehir içinde hem otobüs hem de tramvay hizmet veriyor, bir günlük bilet için kişi başına 1.5 euro ödedik, hiçbir kontrole rastlamadık, Tuna ve Sava nehirleri güzel bir manzara sunuyor, yeşili-ormanı bol, Sırbistan vize istemiyor, fakat uçaktan iner inmez, körük başında polis Türkiye’den gelenlerin pasaportlarını kontrol ediyor, yeni pasaportu olup, yurtdışına fazla çıkmayanları sorguya tabii tutuyor (hatta bir Türk’ü alıkoydular, dönüş uçağımızla da deport ettiler), herhalde buradan Avrupa’ya kaçak olarak geçmeye çalışanlar oluyor, kısa mesafe nedeniyle ucuz uçak bileti bulunabiliyor, içki seviyorsanız, yemeğe düşkünseniz  Belgrad’tan fazlasıyla memnun ayrılacaksınız. Ha bir de söylemeden geçemeyeceğim, kızları çok güzel, takdir sizin…

 

GEZİ TARİHİ; 08.05.2017 / 10.05.2017