SİNGAPUR; Singapur

Gezi Tarihleri; 07.03.2014-10.03.2014 Singapur;

 

Uzakdoğuya benzemeyen, birçok şeyin yapay olduğu ülke!

Singapur için öncelikle şunu söylemek gerekir ki, en az üç günlük bir seyahati fazlasıyla hak eden bir ülke (şehir). Singapur küçücük bir ülke, nüfusunun % 60’ını Çinliler, % 30’unu Hintliler, kalanını da Malaylar (Malezya kökenli olanlar) oluşturuyor, gözünüzün önüne 20 kilometreye 30 kilometre çapında bir toprak parçası getirin, Singapur işte bu kadarcık bir yüzölçümüne sahip, üstelik kendisine bağlı 40 ada da bu yüzölçümüne dahil.

 

1

(Singapur Uzakdoğunun ticaret merkezi olduğundan son derece gelişmiş bir kent merkezine sahip)

 

İkinci kez Tayland’a gitmeye karar verdiğimizde, bu kadar uzak bir ülkeye gitmişken ikinci bir ülkeyi daha ziyaret edelim dedik, uçak bileti fiyatlarını incelediğimde, Singapur’dan Phuket’e bilet fiyatının 60 dolar ve uçuş süresinin de iki saat olduğunu öğrendim, destinasyon bir anda ortaya çıktı 🙂 İstanbul’dan Singapur’a (3 gün Singapur), oradan Phuket (Phuket 4 gün),Phuket’ten de Bankong’a (Bankong 2 gece 3 gün şeklinde) gidişte kaybedilen bir günü de hesap edersek toplam 11 günlük bi program, gidiş Singapur, dönüş Bankong şeklinde. (Millerinizle gidiş-dönüş biletinizi bu şekilde kestirebiliyorsunuz, bir taşla iki kuş, derenin taşıyla derenin kuşu, bedava sirke baldan tatlıdır) atalarımızın bu tür kıymetli sözlerini çok değerli buluyorum ve çok ama çok seviyorum.

Uçak İstanbul’dan gece 24.00 civarında hareket etti, uçak biletlerimizi THY Miles&Miles programından sadece vergi ödeyerek hesabımızda biriken miller ile temin ettiğimizden (biletleri Business olarak kestirmiştim), ilk olarak İstanbul’da bulunan THY Dış Hatlar Loung’a gömüldük, gömüldük diyorum, naçizane bir çok yerde (ülkede) loung’lara girme şansım oldu, gördüklerim içerisinde THY Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Loung’ı gibisine rastlamadım, yeme-içme konusundaki kalite, lezzet ve çeşit (aynı anda binlerce insanın yararlanmasına rağmen) çizgi ötesi, sunulan içkilerin (özellikle şarapların) kalitesi, yemeklerin lezzeti daha tatilin başlangıcında keyif hissinizin zirve yapmasına yol açıyor, tek kötü yanı bir iki saat sonraki uçuşta sunulan, harikulade yemekleri yiyecek, harika şarapları tadacak yerinizin kalmaması oluyor. 🙂

Nurşen uçak havalandıktan hemen sonra başlayan servisten, yalandan bir iki parça yedikten sonra yatak halini alan koltuğunu açıp, kabin görevlisinden uyku setini isteyip uykuya dalıyor, bense karnım değil gözüm aç olduğundan 🙂 kendime bir Portekiz şarabı seçiyorum, yemek tepsim de tıpkı bir mum gibi dalgalanarak yanan süs ışığının, Business’ta yenilenen servis malzemelerinin ve harika lezzetlerin tadına (hala!!!) varmaya çalışarak bir-iki saat müzik dinleyip keyif yaparak oyalanıyor ve  ardından uykuya dalıyorum.

İstanbul’dan Singapur’a seyahat yaklaşık 12 saat sürüyor, sabah kalktığınızda akşam dağıtılan kahvaltı kartlarında işaretlediğiniz herşey kahvaltı tepsisinde önünüze getiriliyor (örneğin; menemen ya da mantarlı omlet gibi) bir uçak yolculuğunda değil sanki kaliteli bir restauranttasınız, yani paranız varsa veya milleriniz ile THY ile bir kez (uzun bir uçuşta, geniş gövdeli çift koridorlu bir uçakla) Business bir seyahat yapın derim, harika bir deneyim. (Bu sınıfta, bu mesafede bir seyahat yaptığınız da bilet fiyatının gidiş-dönüş 2000 USD olduğunu söyleyeyim ama! Eee herşeyin bir bedeli var.

Uçak Singapur Changi havalimanına inmek için alçaldığında onlarca iş makinasının denizi doldurup bu minik ülkeyi bir parça genişletmeye çalıştığına rastlıyoruz, Singapur-Changi havalimanı defalarca dünyanın en iyi havalimanı ödülünü kazanmış bir havalimanı.

Uçak körüğünden havalimanına adım attığımızda, bu ödüllerin boşa verilmediğini, yeşil yapraklı bitkiler ve orkideler ile bir çok yerde oluşturulan minik bahçelerin ve süs havuzlarının görsel açıdan ortaya harika bir görüntü çıkardığına rastlıyoruz.

Havalimanından dışarı çıktığınızda rahatsız edici bir nem ile karşılaşıyorsunuz, ülke ekvator çizgisi üzerinde bulunduğundan nemli, sıcak, bunaltıcı bir iklime sahip, ülkede 24 saat klimalar çalışıyor dersem abartmamış olurum.

Singapur yasaklar ülkesi olarak da biliniyor, ülkede sakız çiğnemek, kapalı ve açık alanlarda sigara toplu taşım araçlarında su içmek, yemek yemek yasak, sakız çiğnemenin bile yasak olması biraz komik, komik olmayan ise tüm bu yasakların çok büyük cezasının olması, örneğin sokakta sigara içmenin cezası 3000  Singapur Doları, ulaşım altyapısı gelişmiş mükemmel bir ülke, orta halli bir turist için rahatsız edici yanı ise çok pahalı olması, yapacağınız her etkinlik için minimum 20-30 dolar ödeyeceğinizi, iki kişilik orta seviyede bir akşam yemeği için 100-150 dolar civarında bir hesapla karşılaşacağınızı söylersem ne demek istediğimi daha iyi anlamış olacaksınız. 🙂

Hava limanın da sorunsuz bir şekilde pasaport kontrolünden geçtikten sonra, Booking.com üzerinden yaptırdığımız rezervasyon ile otelimize geçiyoruz (bu arada Singapur’da ki tek ucuz şeyin taksi olduğunu belirteyim) Hava limanı ile şehir merkezi oldukça yakın taksi ücreti yaklaşık 20 dolar civarında tutuyor, otel fiyatlarının yüksek olması nedeniyle otelimizi Little India adlı bölgeden seçmiştik, Sandpiper Hotel üç yıldızlı temiz, küçük, personeli son derece ilgili bir işletme, olumsuz yönleri ise geceleri oldukça gürültülü, bazı odalarda cam bulunmuyor, kahvaltı için verilen fişle yakında bulunan köhne cafeye gidiliyor, köhne cafe de verilen kahvaltının kalitesinin ne kadar olduğunu artık tahmin edebilirsiniz. (fiyat ise iki kişi 80 dolar civarında) tavsiye edilecek bir otel değil, ama tasarruf açısından düşünüyor ve yatıp kalkacağız diyorsanız siz bilirsiniz.

Little Indıa gerçekten küçük Hindistan, bu bölgede binlerce Hintli yaşıyor, karmaşık trafik, insanların ortaya çıkardığı gürültü, elleriyle yemek yiyen kalabalıklar Singapur’da değil, Hindistan’a olduğunuz hissine kapılmanıza yol açıyor, bu bölgeye mutlaka gitmenizi tavsiye ederim, zira son derece ilginç, sokağa koyduğu dikiş makinası ile hemen orada ölçülerinizi alıp gömlek, pantolon diken terziler, yüzlerce kuyumcu dükkanı, bir sürü binanın birbirine eklenmesi ile ortaya çıkmış Mustafa Center adlı alışveriş merkezi ile gidilmeye-görülmeye değer bir bölge. (“Sri Veeramakaliamman Temple” hindu tapınağı bu bölgede yer alıyor.)

Singapur ile Türkiye arasındaki 6 saatlik zaman farkı ve 12 saatlik uçuş süresi nedeniyle neredeyse bir gününüz yolculuk esnasında geçiyor, biz ilk gün otele yerleşip bir iki saat dinlendikten sonra sadece otelin yakınında bulunan Mustafa Center adlı alışveriş merkezini gezebildik, burası bu güne kadar görmediğim kadar büyük bir marketti, içerisinde olmayan şey yok, (Erikli su bile vardı) mutlaka gidilmesi gerekli bir yer mi derseniz, tercih sizin!

İkinci gün sabah kahvaltının ardından, otel  resepsiyonisti ile konuşup kendimize bir program hazırladık, Singapur’da yapılacak bir çok etkinlik var, ilk önce metroyu kullanarak Çin Mahallesine gittik, (Chinatown) burada Sri Mariamman Hindu tapınağı bulunuyor giriş kapısının üzerinde bulunan heykeller ve figürler ile bugüne kadar görmediğimiz kadar ilginç bir yapı (tapınak), içeriye ayakkabı ile girmek yasak, ziyaretimiz sırasında şansımıza dini bir ayin ile karşılaşıyoruz, yaşamım boyunca bu tapınak da karşılaştığım ayin kadar ilginç dini bir ritüele rastlamadığımı söylemek istiyorum, görevliler dini sembollerin üzerine kovalarla önce su döküp putları yıkıyorlar, ardından sulandırılmış salçaya benzeyen bir sıvıyı putların üzerine döküp, tekrar su ile yıkıyorlar, daha sonra ise süt-su, bal kıvamında bir sıvı ve su, taz çiçek yaprakları ve su ile bu işlemi tekrarlıyorlar, bu arada tütsüler yakılıyor ve oraya bulunan Hindular dualar ediyorlar, biz  ise şaşkın şaşkın insanları ve çevreyi seyrediyoruz, bu arada dört kişiden oluşan bir grup vurmalı çalgılar ile müzik yapmaya başlıyor, ayin sona ermeden tapınaktan ayrılamıyoruz.

 

2

(Sri Mariamman tapınağının giriş kapısı üzerindeki figürler ilginizi çekecek.)

 

Çin Mahallesini gezdikten sonra, yine metroyu kullanarak Orchard Road adlı caddeye gidiyoruz, burada devasa büyüklükte alışveriş merkezleri bulunuyor, bir çoğu tüneller ile birbirine bağlı modern, kaliteli ve markalı ürünlerin satıldığı avm’ler birçok insanın ilgisini çekmeyebilir, fakat Orchard Road görülmesi gereken bir bölge Singapur’daki birkaç saatinizi buraya ayırın derim. Bu arada cadde üzerinde Takashimaya adlı avm var, buranın -5. Katında yemek alanı olarak düzenlenmiş, seçeneği bol mevcut fiyatlar ise Singapur için makul düzeyde, ayrıca burada bir “Cream Puff” yiyin derim.

Orchard Road’tan Singapur Botanik Parkı’nın olduğu bölgeye gidiyoruz, giriş ücreti 28 dolar civarında, son derece güzel düzenlenmiş dev şemsiyeler ile ilginizi çekebilecek bir alan.

Botanik Parkı, Singapore Flyer (dönme dolap), Marina Bay ve Clarke Quay birbirine son derece yakın yerler, biz Singapore Flyer’e gece binmeyi şehri ışıklandırılmış haliyle seyretmeyi tercih ettik, 20-30 kişilik kapsüller içerisinde yarım saat süresinde bir tam tur yapıyorsunuz, eğer Marina Bay otelin tepesine çıkıp şehri seyretmeyi düşünmüyorsanız bunu yapmanızı tavsiye ederim, fiyat kişi başı 23 dolar.

 

3

(Marina Bay Otel ve ardındaki, Dönme Dolap Singapur’un simgelerinden)

 

Dönme Dolap’tan indikten sonra yayalar için tasarlanmış köprüyü kullanarak karşıya geçmek mümkün, Marina Bay şehrin en göz alıcı bölgesi, Merlion Parkı bu bölgede yer alıyor (bu arada Singapur’un simgesinin yarı aslan, yarı balık olan  olan bir heykel olduğunu bu heykellerden birinin de Merlion Parkı’nda bulunduğunu söyleyeyim), Merlion Parkı Marina Bay Otelin önünde resim çektirmek ve bu ilginç binayı seyretmek için en uygun yer diyebilirim, Abu Dhabi şeyhi bu binayı gördüğünde bunu niye biz akıl edemedik diye sinirden kudurmuş (sözde).

 

4

(Merlion Parkı – Singapur)

 

Marina Bay Otel devasa büyüklükte üç binanın üzerine gemi şeklinde tasarlanıp yerleştirilmiş havuzuyla son derece ilginç bir yapı, otel olarak hizmet veriyor, üst katlarda bulunan bir odanın muhteşem bir manzaraya sahip olabileceğini düşünüyorum, biz dönme dolaba bindiğimizden bu binanın üzerine çıkıp şehri seyretmeyi gereksiz gördük, havuzdan ise sadece otel müşterileri yararlana biliyormuş.

Merlion Parkı’ndan yürüyerek Clarke Quay bölgesine yürüyerek nehri (veya su kanalını) takip ederek ulaşabilirsiniz, burası bana göre Singapur’un en güzel yeri Quay rıhtım anlamına geliyor, doğal bir yer olmadığını su kanallarının insan eliyle inşa edildiğini düşünüyorum, nehrin kenarındaki bütün binalar restaurant ve cafe-bar olarak hizmet veriyor, Mado’nun da bir dondurma standı bulunuyor, Singapur seyahatinizde otelinizi seçerken bu bölgeye yakın olmasına çalışın, zira kentin en eğlenceli ve güzel mekanları bu bölgede.

 

5

(Marina Bay bölgesinden, Clarke Quay’e doğru, su kanalını takip ederek yürüdüğünüzde bu ilginç heykellerle karşılaşıyorsunuz, Sömürgeci İngiliz subayı bacak-bacak üzerine atarak, limana gelen çuvalları yerli halka tarttırıyor.)

 

İkinci gün bunları yaptık, yorgunluktan otelimize kendimizi zor attık, ertesi sabah erkenden kalkarak Singapur şehir merkezinin uzağında olan hayvanat bahçesine gittik, hayvanat bahçesi için üç farklı bilet uygulanıyor, bu alan gece safarisi, nehir safarisi ve hayvanat bahçesi olarak üç bölgeye ayrılmış.

 

6

(Singapur Hayvanat Bahçesi yüzlerce dönümlük doğal bir alana inşa edilmiş.)

 

7

(Singapur Hayvanat Bahçesindeki en sevimli canlı bence bu Panda, özel yaşam alanın da, meraklı bakışlar altında, yaşamını sürdürüyor.)

 

Üçünü birden yapabilecek zamanımız olmadığından biz nehir safarisini tercih ediyoruz, nehir safarisi derken bir teknenin içerisinde doğal bir nehirde yapılan bir turu hayal etmeyin, güzel tasarlanmış bir hayvanat bahçesi olarak düşünün.

Hayvanat Bahçesi olarak düzenlenen alan daha önce de söylediğim gibi şehir merkezinin dışında bulunuyor, buraya tur ile gitmek mümkün, biz daha tasarruflu olması nedeniyle kendi imkanlarımızla gittik, sizin de tercihiniz bu şekilde olacaksa ulaşım için uygulamanız gereken şu; kırmızı metro hattı ile “Ang Mo Kio” istasyonuna gidin, istasyondan dışarı çıktığınızda yolun karşı tarafında büyük bir otobüs garajı göreceksiniz, burada bulunan 1 nolu duraktan kalkan 138 numaralı otobüs ile keyifli bir yolculuğun ardından Singapur Hayvanat Bahçesine varacaksınız, yolculuğun tamamı 1 saat kadar sürüyor, (otobüsün son durağı da burası zaten).

Üç etkinliği içeren tek bir bilet alırsanız bu size fiyat avantajı sağlıyor, nehir safarisi daha önce görmediğimiz dev akvaryumlar, deniz canlıları nedeniyle bizim ilgimizi çektiyse de, asıl güzel olan ısısı ayarlanmış dev bir yapay ortamda yaşayan Panda’yı görmemiz oldu, muhteşem sevimli bir hayvan, nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan Panda için büyük para harcanarak doğal bir yaşam alanı yaratılmış, üzerinde Panda maskotları, resimleri olan ilginç hediyelik eşyaları buradan alıp, küçük dostlarınızı sevindirebilirsiniz. Burada şunu söylemek isterim ki, eğer zaman sorununuz yoksa bir tam gününüzü Singapur Hayvanat Bahçesine ayırabilirsiniz, pişman olmayacaksınız, harika tasarlanmış yüzlerce dönümlük bir alan.

 

8

(Hayvanat Bahçesi içerisinde, daha önce hiç bir yerde görmediğiniz büyüklükte dev akvaryumlar içerisinde yaşayan deniz canlıları ilginizi çekecek.)

 

Nehir Safarisi turunun ardından geldiğimiz gibi tekrar şehir merkezine döndük ve Sentosa adasının yolunu tuttuk, Sentosa adasına teleferikle ve Vivo Center alışveriş merkezi içerisinde bulunan Harbour Frount MRT Station’dan kalkan Sentosa Express’i kullanarak gidilebiliyor. Teleferik 20 dolar civarında, Sentosa Express ise 5 dolar, eee tabii biz Sentosa Express’i tercih ettik.

 

9

(Arka planda teleferik, Sentosa adasına, misafirlerini taşıyor.)

Sentosa Adası bir çok etkinliğin olduğu bir belki iki gününüzü eğlenerek geçirebileceğiniz bir yer, burada disneyland benzeri bir alan da mevcut, denize girebileceğiniz, plajlar da bulunuyor, yakıcı güneş nedeniyle biz pek denize girene rastlamadık (bir kaç kişi dışında).

 

10

(Sentosa Adasındaki en kalabalık plaj burasıydı, belki de insanların denize ilgi göstermemesinin asıl nedeni ekvatora yakınlığı nedeniyle yakıcı güneş diye düşünüyorum, Singapur da, güneş ışınlarını kıran şemsiyelerle  yürüyen-dolaşan yüzlerce insana rastladık.)

 

Sentosa Adası’nın güney ucu Asya Kıtası’nın en güney uç noktası oluyor, büyük adadan asma bir köprü ile küçük bir adaya geçiyorsunuz, buraya seyir için iki adet kule inşa edilmiş ve Asya Kıtası’nın en güney ucunda bulunduğunuzu işaret eden bir tabela konulmuş.

 

11

(Asya Kıtası’nın en güney ucundayız)

 

Koştura-koştura geçen üç günün sonunda, sabah erken kalkacak uçağımıza yetişmek için hava limanının yolunu tuttuk, Bankong Airways’den aldığımız biletlerimizle istikamet Phuket, yolculuk yaklaşık iki saat sürecek, daha önce Phuket ve Bankong’a gittiğimizden ötürü Tayland hakkında yeterince bilgiye sahibiz, Phuket ve Bankong seyahatini Tayland başlığı adı altında ayrıca bir yazıda anlatmak istiyorum.

 

12

(Singapur’un en kötü yanı pahalı, ama çok pahalı olması, normal bir büfe de, şehir merkezinde, su iki Singapur Doları –ucuz diye de reklam yapmışlar! 🙂

 

Singapur minimum 4 günlük bir seyahati hak ediyor, çok pahalı, etkinliği bol, eğlenceli, göz alıcı bir ülke.

Singapur’da Ne Yapılır;

  1. Singapur Orkide Bahçesi eğer merakınız varsa gezilebilir.
  2. Botanik Parkı, son derece ilgi çekici, ilginç bir yer, gidin derim.
  3. Orchard Road şehrin zengin göz alıcı caddesi.
  4. Merlion Parkı, soluklanmak şehir silüetini ve Marina Bay oteli seyretmek için en uygun yer.
  5. Marina Bay Otel, dünyanın en ilginç yapılarından birisi.
  6. Çin Mahallesi, sadece “Sri Mariamman Hindu Tapınağı”nı görmek için buraya gidilmeli.
  7. Sentosa adası en az bir tam gününüzü ayırabileceğiniz eğlence ve neşeli zaman vaat eden park.
  8. Singapur Flyer dünyanın en büyük dönme dolabı, ilginç bir deneyim, verdiğiniz paranın karşılığını alıyorsunuz.
  9. Singapur Hayvanat Bahçesi, yan yana tasarlanmış, üç bölümden oluşuyor, doğal yüzlerce dönümlük alanda yaşayan hayvanların bulunduğu park, nehir safarisi ve gece safarisi şeklinde, üç etkinliği içeren giriş bileti 105 dolar fiyatında !!, orman içerisinde, şehir dışında güzel bir alan, en azından tek bir alanı gezip, burayı görmeye değer.
  10. Dönüş yolunda Changi Havalimanı’na bir-iki saatinizi ayırmanızı tavsiye ederim, Havalimanı içerisinde öylesine güzel alanlar tasarlanmış ki, kesinlikle görmeye değer.